31 Ekim 2026
Son Dakika
Sağlık

Meme kanserinde erken teşhis tedavi başarısını artırıyor

Valentra Yayın Kurulu · 31 Ekim 2026, 01:02

Uzmanlar, meme kanserinde erken evrede tespitin tedavi başarısını yükselttiğini belirterek kadınları yaş ve risk durumlarına uygun tarama programlarına katılmaya çağırdı.

Neden önemli?

Tarama önerilerinin hangi yaş ve risk gruplarına yönelik olduğunu ve erken teşhisin tedavi seçeneklerini nasıl etkilediğini açıklıyor. Kadınların tarama takvimini ve aile öyküsüne bağlı risk değerlendirmesini hatırlatıyor.

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi genel cerrahi uzmanı Doç. Dr. Selman Emiroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu, ancak erken evrede saptandığında tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu söyledi.

Emiroğlu, meme kanserinin erken dönemlerde belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek düzenli taramalarla henüz elle hissedilmeyecek kadar küçük tümörlerin bile tespit edilebildiğini belirtti. Hastalığın erken yakalanmasının yaşam süresini ve tedavi başarısını artırdığını, daha sınırlı cerrahi müdahalelerle memenin korunmasına da olanak sağladığını ifade etti.

Türkiye'de 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi, yılda bir de klinik meme muayenesi önerildiğini aktaran Emiroğlu, 20 yaşından itibaren kadınların memelerini tanımasını ve düzenli aralıklarla kendi kendine kontrol etmesini önemsediklerini söyledi. Kendi kendine muayenenin mamografinin yerini tutmadığının özellikle vurgulanması gerektiğini belirtti. Ailesinde meme ya da yumurtalık kanseri bulunan, özellikle genç yaşta kanser tanısı almış yakını olan kadınların standart tarama yaşını beklemeden risk değerlendirmesi yaptırmalarını önerdi.

Emiroğlu, ağrının olmamasının ya da ailede meme kanseri bulunmamasının risk olmadığı anlamına gelmediğini, tanı alan kadınların önemli bir bölümünde bilinen bir aile öyküsü bulunmadığını kaydetti. Her kitlenin kanser olmadığını, ancak şüpheli değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.

Emiroğlu, son yıllarda tedavide önemli gelişmeler yaşandığını, artık her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını anlattı. Tümörün evresi, büyüklüğü, hormon reseptörleri ve diğer biyolojik özellikleri değerlendirilerek kişiye özel tedavi planları hazırlandığını belirtti. Meme koruyucu cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavileri, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve uygun hastalarda immünoterapinin başarılı sonuçlar verebildiğini söyledi. Sağlıklı kilonun korunmasını, düzenli fiziksel aktiviteyi, dengeli beslenmeyi, alkolden kaçınmayı ve mümkün olduğunda emzirmeyi risk azaltıcı etkenler olarak sıraladı.

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi genel cerrahi uzmanı Dr. Merve Tokoçin ise erken evrede tespit edilen meme kanserlerinde 5 yıllık sağ kalım oranlarının yüzde 96-99 seviyelerine ulaşabildiğini aktardı. Gelişen cerrahi teknikler ve yeni tedavi yöntemleriyle birçok hastanın memesinin korunarak tedavi edilebildiğini, amacın yalnızca kanseri ortadan kaldırmak değil, hastanın yaşam kalitesini ve beden bütünlüğünü de korumak olduğunu söyledi.

Tokoçin, tedavide tümörün biyolojik davranışının giderek daha fazla dikkate alındığını belirtti. Tümörün özelliklerine göre cerrahi, kemoterapi ve radyoterapinin birlikte uygulanabildiğini, uygun özelliklere sahip bazı ileri yaştaki hastalarda ise ilaç tedavisiyle hastalığın kontrol altında tutulabildiğini bildirdi. Hedefe yönelik ilaçların kanser hücrelerinin belirli özelliklerini hedef alan daha seçici bir yaklaşım sunduğunu, ancak yan etkisiz olmadıklarını vurguladı.

Tokoçin, mamografinin en önemli avantajının belirti vermeyen değişiklikleri yakalayabilmesi olduğunu söyledi. Kadınların bazen herhangi bir şikâyetleri olmadığı gerekçesiyle taramayı erteleyebildiğini belirten Tokoçin, mamografiyle çok küçük kireçlenmelerin ve henüz invaziv kansere dönüşmemiş hücresel değişikliklerin saptanabildiğini ifade etti. Mamografide kullanılan radyasyon dozunun düşük olduğunu, uygun yaş grubundaki kadınlarda taramanın sağlayacağı faydanın radyasyona bağlı riskten çok daha ağır bastığını kaydetti.

Tokoçin, meme kanserinin tanı ve tedavisinde gelecekte yapay zekâ, moleküler testler ve daha az girişim gerektiren cerrahi yöntemlerin önemინin artmasının beklendiğini, bazı yaklaşımların henüz araştırma aşamasında olduğunu söyledi. Erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayan Tokoçin, kadınların tarama programlarını ihmal etmemesini isteyerek "Meme kanserinden değil, geç kalmaktan korkalım." dedi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Bunlar da ilginizi çekebilir