Re'sen Terk Sonrası Yeniden Açılan Şirkette Zarar ve KDV Devri Yapılamaz
Gelir İdaresi Başkanlığı, re'sen terkin edilen ve sonradan yeniden faaliyete geçen şirketlerin eski dönem zararları ile devreden KDV'sini yeni mükellefiyete aktaramayacağını açıkladı.
Valentra Analiz
- Kimleri ilgilendiriyor?
Faaliyetsizlik nedeniyle mükellefiyet kaydı vergi dairesince re'sen terkin edilip daha sonra yeniden işe başlama bildirimi yapılan şirketler.
- Ne değişti?
Re'sen terk sonrası yeni mükellefiyet açıldığında, terk öncesine ait birikmiş geçmiş yıl zararları ve devreden KDV'nin yeni beyannamelere devredilemeyeceği netleştirilmiştir.
- İşletmeye etkisi
Şirketler re'sen terk öncesinde devreden yüksek KDV ve geçmiş yıl zararlarını tamamen kaybederek yeniden açıldıklarında daha erken kurumlar vergisi ve KDV ödeme yüküyle karşılaşabilir.
- Ne yapılmalı?
- Re'sen terkin edilen şirketin yeniden açılması yerine gerekirse hukuki itiraz yollarını değerlendirin
- Yeni mükellefiyette önceki döneme ait KDV ve geçmiş yıl zararını beyannamelere aktarmayın
Vergi idaresi tarafından yayımlanan özelgeye göre, faaliyetsizlik sebebiyle mükellefiyet kaydı re'sen terkin edilen ve daha sonra yeniden işe başlayan tüzel kişilerin eski döneme ait hakları kesintiye uğramaktadır. Re'sen terk tarihinden önceki dönemlere ilişkin geçmiş yıl zararlarının kurum kazancından mahsup edilmesi ve önceki dönemden devreden KDV tutarlarının yeni döneme taşınması mümkün görülmemektedir.
İncelenen somut olayda, işi bıraktığı gerekçesiyle mükellefiyeti 31 Aralık 2016 tarihi itibarıyla re'sen terkin edilen bir sermaye şirketinin, 10 Nisan 2018 tarihli yoklama neticesinde 28 Mart 2018'de fiilen yeniden işe başladığı tespit edilmiştir. Şirket, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait geçmiş yıl zararlarını 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapmayı ve 2016 yılındaki son KDV beyannamesinde yer alan sonraki döneme devreden KDV tutarını 2018 yılı Nisan ayı beyannamesine aktarmayı talep etmiştir.
Vergi idaresi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 9 uncu maddesi kapsamında geçmiş yıl zararlarının beş yıldan fazla nakledilmemek ve her yıl ayrı ayrı gösterilmek suretiyle kâr bulunan dönemlerde mahsup edilmesi gerektiğini hatırlatmıştır. Ancak somut olayda re'sen terk işlemi yapıldığı, yeni mükellefiyetin 2018 yılında tesis edildiği ve ara dönemde kanuni vergisel ödevlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle eski zararların yeni döneme aktarılması reddedilmiştir.
Katma değer vergisi boyutuyla yapılan değerlendirmede de benzer bir gerekçeye dayanılmıştır. Şirketin re'sen terkin edilmesiyle birlikte vergilendirme zincirinin koptuğu, yeniden faaliyete başlanmasının eski mükellefiyetin devamı niteliğinde olmadığı vurgulanmıştır. Dolayısıyla 2016 sonundaki devreden KDV tutarının yeni dönemin ilk KDV beyannamesinde indirim olarak dikkate alınamayacağı belirtilmiştir.
Özelgede, Vergi Usul Kanunu'nun 160 ve 161 inci maddeleri ile 2016/2 Seri No'lu Uygulama İç Genelgesi hükümleri uyarınca adresinde bulunamayan ve faaliyeti tespit edilemeyen şirketlerin terk işlemlerinin hukuki geçerliliği teyit edilmiştir. Şirketlerin geçici durdurma ile re'sen terk durumlarını karıştırmaması gerektiği, aradaki boş dönem nedeniyle hak kayıplarının telafi edilemeyeceği idarece hükme bağlanmıştır.
Haberin kaynağı
Muhasebe News
Haberin tamamını Muhasebe News sitesinde okuyun →- Resmî dayanak
- 5520 sayılı KVK Madde 9, 213 sayılı VUK Madde 160-161, Antalya VDB'nin 12.08.2020 tarih ve 49327596-125.02[KVK.2019.ÖZ.39]-E.124257 sayılı özelgesi
- Valentra'da yayım
- 19 Ekim 2026, 15:35
Bu metin, Muhasebe News tarafından yayımlanan haberden Valentra tarafından hazırlanmış bir özettir. Haberin tamamı ve ayrıntılar için kaynağına başvurun.