Teknopark Alacaklarında Kur ve Vade Farklarının Vergilendirilme Esasları Netleşti
Teknopark faaliyetlerinden doğan ticari alacakların tahsiline kadar oluşan kur ve vade farkları kurumlar vergisi istisnasına dahil edilirken bankadaki döviz mevcudu değerlemesi istisna dışı bırakıldı.
Valentra Analiz
- Kimleri ilgilendiriyor?
4691 sayılı Kanun kapsamında teknoloji geliştirme bölgelerinde yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyeti yürüten kurumlar vergisi mükellefleri.
- Ne değişti?
Teknopark alacağının tahsiline kadar oluşan kur/vade farkı kurumlar vergisi istisnasına dahil edilirken, tahsilat sonrası bankadaki döviz mevcudunun kur farkı gelirleri genel kurum kazancına tabi tutulmaktadır.
- İşletmeye etkisi
Tahsil edilen dövizlerin bankada tutulması halinde kur artışından doğan gelirlerin kurumlar vergisi yükü yaratması sebebiyle nakit yönetimi ve vergi planlamasının ayrı yürütülmesi gerekmektedir.
- Ne zaman uygulanacak?
4691 sayılı Kanun'un geçici 2'nci maddesindeki istisna hükmü 31 Aralık 2028 tarihine kadar geçerlidir.
- Ne yapılmalı?
- Dövizli alacakların fatura tarihi ile tahsilat tarihi arasındaki kur farklarını istisna kazanç hesaplarında takip edin.
- Tahsilat sonrasında banka hesaplarında kalan dövizlerin değerleme farklarını genel kurum kazancı gelirlerine aktarın.
- KDV geçici 20 kapsamındaki teslimlere ait kur farkı faturalarını KDV hesaplamadan düzenleyin.
- Asıl işlemi KDV'ye tabi hizmetlerin kur farkı faturalarında asıl işlemin vergi oranını uygulayın.
Uygulama örneği
Örneğin, teknoparkta KDV geçici 20 kapsamında 100.000 USD bedelle satılan bir yazılımın fatura tarihindeki kuru 40 TL (4.000.000 TL), tahsilat tarihindeki kuru 42 TL ise oluşan 200.000 TL kur farkı için KDV hesaplanmaz ve gelir istisna kazanca dahil edilir:
- 120 Teknokent Alıcıları — Borç 200.000 TL
- 646 Kambiyo Kârları (İstisna) — Alacak 200.000 TL
- 102 Bankalar — Borç 4.200.000 TL
- 120 Teknokent Alıcıları — Alacak 4.200.000 TL
Rakamlar örnek amaçlı ve varsayımsaldır; oran ve kurallar habere konu düzenlemeden alınmıştır.
Teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflerin yürüttükleri yazılım, tasarım ve Ar-Ge projelerinden doğan alacaklarında tahsilat tarihine kadar oluşan kur ve vade farklarının kurumlar vergisi ve katma değer vergisi karşısındaki durumu idari görüşle netlik kazandı. Gelir idaresinin yaklaşımına göre, söz konusu faaliyetlerden kaynaklanan dövizli ticari alacakların tahsiline kadar ortaya çıkan kur farkı ve vade farkı gelirleri, 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlar vergisi istisnasına dahil ediliyor.
Buna karşılık, dövizli ticari alacağın tahsil edilerek şirketin banka hesaplarına intikal etmesinden sonraki değerleme süreçleri istisna kapsamında değerlendirilmiyor. Bedelin tahsil edilmesiyle ticari alacak ilişkisi sona erdiğinden, banka mevduatında tutulan yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı gelirleri genel hükümler çerçevesinde kurum kazancına eklenerek vergilendirilecek.
Katma değer vergisi uygulaması bakımından ise asıl teslim veya hizmetin niteliği belirleyici kılınıyor. KDV Kanunu'nun geçici 20'nci maddesi kapsamında istisna olan yazılım teslimlerine ilişkin sonradan düzenlenecek kur ve vade farkı faturalarında KDV hesaplanmayacak. Buna karşın kurumlar vergisinden istisna olmakla birlikte KDV geçici 20'nci madde kapsamı dışında kalan Ar-Ge veya tasarım hizmetlerinde, asıl işlem KDV'ye tabi ise ortaya çıkan fark faturasında da asıl işlemin KDV oranı uygulanacak.
Geçici vergi dönemleri ile hesap dönemi sonunda Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan dönem sonu kur değerlemelerinde ise henüz kesinleşmiş bir tahsilat veya ödeme gerçekleşmediğinden fatura düzenlenmeyecek ve bu değerleme işlemleri üzerinden KDV hesaplanmayacak.
İstisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan alacaklarda ortaya çıkan kur farkı zararları, istisna kazancını azaltıcı bir unsur olarak değerlendirilecek. Teknopark kapsamındaki faaliyetlerin toplam sonucunun zararla sonuçlanması durumunda ise söz konusu zararın istisna dışındaki ticari kazançlardan mahsup edilmesine izin verilmeyecek.
Haberin kaynağı
Muhasebe News
Haberin tamamını Muhasebe News sitesinde okuyun →- Resmî dayanak
- 4691 sayılı Kanun Geçici Madde 2, 3065 sayılı KDV Kanunu Geçici Madde 20, Ankara Defterdarlığı 19.09.2025 tarihli özelgesi
- Yürürlük
- 4691 sayılı Kanun'un geçici 2'nci maddesindeki istisna hükmü 31 Aralık 2028 tarihine kadar geçerlidir.
- Valentra'da yayım
- 9 Ekim 2026, 22:13
Bu metin, Muhasebe News tarafından yayımlanan haberden Valentra tarafından hazırlanmış bir özettir. Haberin tamamı ve ayrıntılar için kaynağına başvurun.