Son Dakika
25 Ekim 2026
Valentra Diyor ki…

Batı Şeria'da Yeni Güvenlik Sarmalı: El Halil Hattı ve Orta Doğu'da Çatışma Senaryoları

Şevket Gürkan Çokyazar Şevket Gürkan Çokyazar Dünya ve dış politika · 25 Ekim 2026 · Batı Şeria'da Tırmanan Askeri Kilit ve Bölgesel Dengeler
Görsel: Al Jazeera

El Halil'deki saldırı sonrası İsrail'in Batı Şeria genelinde başlattığı tecrit ve operasyonlar, yaklaşan seçimler ve bölgesel dengeler zemininde yeni bir çatışma sarmalını tetikliyor.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kenti yakınlarındaki bir kontrol noktasında iki İsrail askerinin ve iki Filistinli saldırganın hayatını kaybettiği silahlı çatışmanın ardından, İsrail yönetimi bölge genelinde kapsamlı bir tecrit ve operasyon süreci başlattı. Başbakan Benjamin Netanyahu'nun 1967'den bu yana görülmemiş ölçekte bir askerî harekât olarak tanımladığı bu adımlar, yalnızca sahadaki güvenlik mimarisini sarsmakla kalmıyor; yaklaşan İsrail seçimleri ve bölgesel istikrar arayışları öncesinde tüm Orta Doğu dengelerini doğrudan ilgilendiren kritik bir dönemece işaret ediyor.

El Halil Merkezli Operasyonun Askerî ve İnsani Boyutu

Sahadaki gelişmeler, kontrol noktasında üç askerin de yaralandığı çatışmanın ardından hızla genişleyen bir askerî müdahaleye dönüştü. İsrail ordusu, saldırıyı gerçekleştiren silahlı unsurların faaliyet yürüttüğü alanlarda hassas, hedefli ve kapsamlı aramalar yapıldığını belirterek operasyonun birkaç gün süreceğini bildirdi. Ancak uygulanan tedbirler, operasyonun hedeflenen güvenlik taramasının ötesine geçtiğini gösteren verilerle kamuoyuna yansıyor.

Filistinli yerel yetkililerin açıklamalarına göre kentin yaklaşık üçte biri operasyondan doğrudan etkilenmiş durumda. Hebron Valisi Halid Dudin, 150 ailenin evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirterek uygulamayı sivillere yönelik bir toplu cezalandırma olarak nitelendirdi. Hebron Belediye Başkanı Yusuf el-Cabari ile yerel aktivist İssa Amro ise yerinden edilen aile sayısının 250'ye ulaştığını ifade ediyor. El-Cilde ve Deyr Bahha bölgelerinde boşaltılan bazı konutlara İsrail bayrakları asıldığı ve bu binaların askerî amaçlarla, kışla ya da sorgulama noktası olarak kullanıldığı aktarılıyor. Filistin Esirler Cemiyeti'nin paylaştığı verilere göre ise Batı Şeria genelinde yaklaşık 70 Filistinli gözaltına alındı ve yüzlerce kişi saha sorgulamasına tabi tutuldu. İsrailli insan hakları kuruluşu B'Tselem'in zorla yerinden etme uygulamalarına karşı uluslararası topluma yaptığı acil çağrı ve Yesh Din'in son 26 günde zeytin hasadıyla da bağlantılı 672 yerleşimci şiddeti vakası bildirmesi, bölgedeki gerilimin sahadaki toplumsal yansımalarını gözler önüne seriyor.

İsrail İç Siyaseti ve Yaklaşan Sandık

Bu ölçekte bir askerî hareketliliğin zamanlaması, değerlendirmemize göre İsrail iç politikasındaki kırılgan dengelerden bağımsız okunamaz. Operasyon kararı, İsrail'de salı günü yapılması planlanan genel seçimlerin hemen öncesinde alındı. Kamuoyu araştırmaları, Başbakan Netanyahu ile eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloğunun başa baş bir yarış yürüttüğünü ortaya koyuyor.

Böyle bir siyasi tabloda güvenlik gündeminin belirleyici hale gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Nitekim Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in 1990'lardaki anlaşmalar uyarınca Batı Şeria'nın belirli kısımlarını yöneten Filistin Yönetimi'nin tamamen lağvedilmesi yönündeki çağrısı, iktidar kanadındaki güvenlikçi söylemin sınırlarını gösteriyor. Netanyahu'nun da bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına dönük itirazını yinelemesi ve geçmiş Amerikan yönetimlerinin baskılarına direndiğini vurgulaması, seçim öncesinde sertlik yanlısı tabanın konsolide edilmek istendiği değerlendirmelerini güçlendiriyor. Dolayısıyla El Halil'de atılan askerî adımların, seçim sonuçlarına doğrudan tesir edebilecek bir iç siyaset dinamiği barındırdığı görülüyor.

Bölgesel Dengeler, Diplomasi ve Türkiye'ye Olası Yansımaları

Batı Şeria'da tırmanan bu güvenlik krizi, bölgesel aktörlerin ve uluslararası diplomasinin odak noktalarını doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Filistin sahasında kontrolün askeri yöntemlerle ve kapsamlı tecrit uygulamalarıyla sağlanmaya çalışılması, bölgede yürütülen diplomatik temasları ve normalleşme arayışlarını zorlu bir sınamayla karşı karşıya bırakabilir.

Önümüzdeki süreçte iki temel senaryo öne çıkmaktadır. İlk senaryoda, İsrail ordusunun operasyonu birkaç gün içinde sınırlı tutarak geri çekilmesi ve seçimlerin ardından yeni hükümetin kurulmasıyla gerilimin kontrol edilebilir bir eşikte kalması yer alıyor. İkinci ve daha riskli senaryoda ise Batı Şeria genelinde Nablus, Cenin ve Tulkerim hatlarına yayılan operasyonların ve yerleşimci gerilimlerinin genişlemesi, Filistin Yönetimi'nin idari zeminini büsbütün aşındırarak bölgesel bir güvenlik krizine dönüşmesidir.

Türkiye açısından bakıldığında, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu havzasında bölgesel istikrarın korunması ve gerilimin düşürülmesi öncelikli diplomatik hedefler arasındadır. Filistin meselesindeki insani durumun ağırlaşması ve sivillerin yerinden edilmesi ihtimali, Ankara'nın uluslararası platformlarda ve çok taraflı diplomasi kanallarında ateşkes ve sivillerin korunması çağrılarını artırmasını gerektirebilir. Aynı zamanda bölgedeki güvenlik boşluklarının derinleşmesi, Doğu Akdeniz enerji ve ticaret hatlarının güvenliği açısından da risk unsuru oluşturabilecektir.

Önümüzdeki günlerde, İsrail'deki sandık sonuçlarının siyasi dengeleri nasıl şekillendireceği, El Halil'deki tahliyelerin kalıcı bir demografik değişime dönüşüp dönüşmeyeceği ve uluslararası toplumun sahadaki sivil kayıplar ile yerinden edilmelere vereceği tepkiler yakından izlenmelidir.

Yazının dayandığı haberler

Bu yazı, günün haberlerinden yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Değerlendirmeler genel bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da kişiye özel danışmanlık yerine geçmez.

Şevket Gürkan Çokyazar — diğer yazıları

Tüm yazıları →

Günün diğer yazıları

Tüm yazılar