İstanbul barajlarında doluluk yüzde 61,5'e yükseldi
İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 61,5'e çıktı; oran son on yılın aynı dönemindeki en yüksek seviye.
Neden önemli?
İstanbul'un su kaynaklarındaki doluluk, son on yılın aynı dönemine göre en yüksek seviyeye ulaştı. Kente verilen ve depolanan su miktarları kente su tedarikinin mevcut durumunu gösteriyor.
İSKİ verilerine göre İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı bugün yüzde 61,5 olarak ölçüldü. Bu oran, son on yılın aynı tarihindeki en yüksek seviye olarak kaydedildi. 13 Ekim akşamı başlayan ve 14 Ekim'de etkisini artıran yağışlar baraj seviyelerini yükseltti; 14 Ekim'de yüzde 38,06 olan ortalama oran 23 günde 23,44 puan arttı.
Baraj bazında oranlar şöyle: Istrancalar yüzde 98,04, Darlık yüzde 95,19, Elmalı yüzde 80,84, Alibey yüzde 79,68, Ömerli yüzde 83,11, Terkos yüzde 50,45, Sazlıdere yüzde 40,75, Büyükçekmece yüzde 39,81, Kazandere yüzde 11,55, Pabuçdere yüzde 7,74. Bu yıl Melen'den 463,54 milyon, Yeşilçay'dan 123,55 milyon metreküp olmak üzere toplam 587,09 milyon metreküp su alındı. Kente bu yıl verilen su miktarı 976 milyon 89 bin metreküp olarak hesaplandı. Baraj ve göletlerin biriktirme hacmi 868 milyon 683 bin metreküp; bugün depolanan su 533,75 milyon metreküp. Dün günlük su tüketimi 3 milyon 14 bin metreküp olarak ölçüldü.
İSKİ istatistiklerine göre 6 Kasım tarihli baraj doluluk oranları şöyle: 2016 yüzde 37,31, 2017 yüzde 56,21, 2018 yüzde 49, 2019 yüzde 41,12, 2020 yüzde 29,27, 2021 yüzde 44,53, 2022 yüzde 39,19, 2023 yüzde 17,01, 2024 yüzde 30,46, 2025 yüzde 22,19. Bugünkü oran bu tablonun en yükseği olarak kayıtlara geçti.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı'nda görevli meteoroloji mühendisi Adil Tek, barajlardaki yükselişin 14 Ekim'de başlayan yağışlardan kaynaklandığını söyledi. Tek, yılın sonuna kadar yağışların ortalamanın üzerinde seyredeceğini ve doluluğun daha da artmasını beklediğini belirtti.
Tek, bu yıl 1 Ocak-5 Kasım arasında metrekareye 1029,5 kilogram yağış düştüğünü, bunun Kandilli'nin 115 yıllık ölçümünde en çok ikinci yağış olduğunu açıkladı. Aynı dönemde en çok yağış 1059,1 kilogramla 2010 yılında görüldü. Tek, yağışların oluşumunu Orta Akdeniz, Marmara ve Karadeniz'deki su sıcaklık artışı ile Sibirya, İskandinav ve Azor yüksek basınç alanlarının konumuna bağladı. Avrupa'da ise kuraklık nedeniyle Tuna Nehri'nin debisinde büyük düşüşler yaşandığını kaydetti.
Kaynak: TRT Haber
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapmak için giriş yapın ya da ücretsiz üye olun.