Madagaskar'da korsan gemisi enkazında yapılan kazılar altın para ve porselen buldu
Nosy Boraha kıyısındaki sualtı kazılarında 14 altın para, Çin porseleni ve Osmanlı yapımı eşyalar bulundu; karada ise kaçakçılık ve köle ticareti karakolunun izlerine rastlandı.
Neden önemli?
Bulgular, korsanlığın yalnızca yağma ve çatışmayla değil, ticaret ve kültürel karışımlarla da ilişkili olduğunu arkeolojik kanıtlarla gösteriyor. Haber, bu alandaki folklorik anlatıdan farklı bir yaklaşımı ortaya koyuyor.
Madagaskar'ın kuzeydoğusundaki Nosy Boraha (Sainte-Marie adası) kıyısında, Fransız ve Malgaş araştırmacılardan oluşan bir ekip 2024 ve 2025'te sualtı kazısı yaptı. Ekip, dünyada bilinen ve doğrulanmış sekiz korsan gemisi enkazından birinde çalıştı. Buluntular arasında 17. yüzyılda Goa'da yapılmış fildişi bir Aziz Yahya heykelciği, Çin yapımı mavi-beyaz porselen kupalar, Osmanlı'ya ait bir pipo ve seramik şişeler bulunuyor.
Bulunan 14 altın para 1659 ile 1718 arasında basılmış; Birleşik Eyaletler (Hollanda), Venedik, Kutsal Roma İmparatorluğu ve Babür İmparatorluğu'na ait. Aynı yerde daha önce 2010 ile 2015 arasında bir Amerikan dalgıç ekibi çalışmıştı; bu çalışmanın sonuçları UNESCO tarafından tartışmaya açılmıştı. Yeni kazıda yaklaşık 1.500 yeni nesne toplandı. Nesneler 7 metre derinlikte ve kıyıdan yaklaşık 40 metre uzakta bulundu.
Karada yapılan kazılarda, Ambodifotatra koyunun girişindeki adacıkta 1690'lı yıllarda kurulup 1730'lara kadar süren bir kaçakçılık ve köle ticareti karakolunun izleri ortaya çıktı. Kazılar, bölgenin yerel halkı Betsimisaraka ile alışveriş yapıldığını da gösterdi.
Baş arkeolog Jean Soulat, bulguların korsanlık hakkındaki efsanevi anlatıdan çok, somut izlere dayandığını söyledi ve 'Efsaneden somut izlere geçiyoruz' dedi. Soulat, LandArc özel arkeoloji laboratuvarında çalışan ve CNRS ile bağlantılı bir araştırmacı. 2019'da Caen ve Paris-I üniversitelerinin desteğiyle 'Korsanlık Arkeolojisi' programını başlattığını, bu alanın az gelişmiş olduğunu belirtti.
Soulat, arşiv kayıtları, sözlü gelenekler ve maddi kalıntıların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Eylül ayı sonunda La Réunion'da bir dizi konferans verdiğini de ekledi. Bu konuşmalarda korsanlığın yalnızca çatışma ve yağmaya dayanmadığını, ticaret, ortak uygulamalar ve kültürel karışımları da içerdiğini anlattı.
Kaynak: Le Monde (Fransa)