S&P: 2027 Sonunda Dolar/TL 55, Enflasyon Yüzde 21,7 ve Faiz Yüzde 28 Olacak
Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye için 2027 sonu dolar/TL kurunu 55, enflasyonu yüzde 21,7 ve politika faizini yüzde 28 olarak öngördü.
Valentra Analiz
- Kimleri ilgilendiriyor?
Bankacılık ve finans sektörü, kredi kullanan reel sektör işletmeleri ile yabancı para borcu bulunan şirketler.
- Ne değişti?
S&P, 2027 sonu için dolar/TL tahminini 55, TÜFE enflasyonunu yüzde 21,7 ve politika faizini yüzde 28 olarak açıkladı; takipteki kredi oranının 2026 sonunda yüzde 3,3-3,5 aralığına çıkacağını öngördü.
- İşletmeye etkisi
Politika faizinin yüzde 37'den 2027 sonunda yüzde 28'e gerileyeceği tahmini, şirketlerin orta vadede borçlanma maliyetlerinde kademeli bir düşüşe işaret ederken, kredi büyümesindeki yavaşlama ve kur artış beklentisi işletme sermayesi ve borç çevirme planlamalarının sıkı tutulmasını gerektirebilir.
- Ne zaman uygulanacak?
2026-2027 dönemi projeksiyonları.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörünü değerlendirdiği 21 Ekim 2026 tarihli Ülke Risk Değerlendirmesi raporunda orta vadeli makroekonomik projeksiyonlarını paylaştı. Kuruluş, 2027 yıl sonu itibarıyla dolar/TL kurunun 55 seviyesine ulaşmasını, yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 21,7'ye ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizinin yüzde 28'e gerilemesini bekliyor.
Raporda, Eylül 2026'da yüzde 29,7 seviyesinde gerçekleşen yıllık tüketici enflasyonunun uygulanan politikalar doğrultusunda düşüş eğilimini koruyacağı ancak enerji ve gıda fiyatlarındaki arz kaynaklı dalgalanmaların risk oluşturmaya devam ettiği belirtildi. TCMB'nin faiz indirim sürecini temkinli adımlarla yürüteceği ve Eylül 2026 itibarıyla yüzde 37 düzeyinde olan politika faizinin 2027 sonunda yüzde 28 seviyesine çekileceği tahmin edildi. Türk lirasının ise dezenflasyon süreciyle uyumlu biçimde değer kaybetmeyi sürdüreceği öngörüldü.
S&P, Türkiye ekonomisinin büyüme hızının 2026 yılında yüzde 3, 2027 yılında ise yüzde 3,7 olarak gerçekleşmesini bekliyor. Sıkı para politikasının sürmesi, iç talepteki yavaşlama, yatırımların ivme kaybetmesi ve yüksek finansman giderleri büyümeyi sınırlandıran temel etkenler olarak öne çıktı. Kuruluş, Bankacılık Sektörü Ülke Risk Değerlendirmesi (BICRA) kapsamında Türkiye'nin ekonomik risk ve sektör risk puanını 10 üzerinden 8 olarak teyit ederken, risk eğilimlerini "istikrarlı" kategorisinde tuttu.
Bankacılık sektörünün aktif kalitesindeki bozulmaya dikkat çekilen raporda, yüksek finansman maliyetleri ve TL'deki değer kaybının borçluların geri ödeme gücünü zayıflattığı kaydedildi. 2025 yılı sonunda yüzde 2,6 olan takipteki kredi oranının Haziran 2026'da yüzde 3,2'ye çıktığı hatırlatılırken, bu oranın 2026 yılı sonunda yüzde 3,3 ile 3,5 aralığına yükseleceği, 2027 yılı sonunda ise yeniden yüzde 3 ile 3,2 aralığına gerileyeceği tahmin edildi.
Yüksek faiz ortamı ve sıkı makroihtiyati tedbirlerin kredi talebini baskıladığına işaret eden S&P, 2025 yılında yüzde 44 düzeyinde gerçekleşen nominal kredi büyümesinin önümüzdeki 12-18 aylık dönemde yüzde 25-30 bandına gerileyeceğini öngördü. Öte yandan, 2024'ten itibaren reel düşüş sergileyen konut fiyatlarının, işlemlerin büyük oranda öz kaynakla yapılması ve faizlerde kademeli gevşeme beklentisiyle önümüzdeki 12-18 ayda istikrar kazanacağı bildirildi.
Haberin kaynağı
Sözcü
Haberin tamamını Sözcü sitesinde okuyun →- Resmî dayanak
- S&P Global Ratings Bankacılık Sektörü Ülke Risk Değerlendirmesi Raporu (21 Ekim 2026)
- Yürürlük
- 2026-2027 dönemi projeksiyonları.
- Valentra'da yayım
- 22 Ekim 2026, 11:42
Bu metin, Sözcü tarafından yayımlanan haberden Valentra tarafından hazırlanmış bir özettir. Haberin tamamı ve ayrıntılar için kaynağına başvurun.