S&P Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahminini Yüzde 30,9 Olarak Açıkladı
S&P Global Ratings, Türkiye'de 2026 yılı enflasyonunun yüzde 30,9, büyümenin yüzde 3 olmasını beklerken liraya güvenin dirençli kaldığını belirtti.
Valentra Analiz
- Kimleri ilgilendiriyor?
Makroekonomik planlama yapan tüm işletmeler, finans sektörü ve sermaye piyasası yatırımcıları.
- Ne değişti?
S&P, Türkiye'nin 2026 büyüme beklentisini jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatları gerekçesiyle 0,4 puan düşürerek yüzde 3'e çekerken enflasyonun bu yıl yüzde 30,9, 2027'de yüzde 21,7 olacağını öngördü.
- İşletmeye etkisi
Enflasyonun yüzde 30 bandına gerileme tahmini ve sıkı para politikasının süreceği beklentisi, işletmeler için finansman maliyetlerinin yüksek kalmaya devam edeceğine ve bütçe planlamalarında temkinli olunması gerektiğine işaret etmektedir.
- Ne zaman uygulanacak?
2026 yıl sonu ve 2027 projeksiyon dönemini kapsamaktadır.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı analizinde enflasyonun bu yıl ortalama yüzde 30,9, 2027 yılında ise yüzde 21,7 seviyesinde gerçekleşeceği tahmininde bulundu. Kuruluş, hanehalkının Türk lirasına duyduğu güvenin dirençli kalmayı sürdürdüğünü ve döviz talebindeki gerilemenin Merkez Bankası rezervlerinin toparlanmasını desteklediğini bildirdi.
Raporda Türkiye ekonomisindeki büyüme beklentilerine de yer verildi. Geçen yıl yüzde 3,7 düzeyinde gerçekleşen ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 3 seviyesine gerileyeceği, 2027 yılında ise yeniden ivme kazanarak yüzde 3,7'ye ulaşacağı öngörüldü. Orta Doğu'daki çatışmalar ve enerji fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle bu yıla ilişkin büyüme tahmininin önceki değerlendirmeye kıyasla 0,4 puan aşağı çekildiği kaydedildi.
S&P, kamu maliyesine yönelik projeksiyonlarında bütçe açığının geçen yıl Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 2,6'sı seviyesinde gerçekleştiğini, bu yıl ise sınırlı bir artışla yüzde 3'e yaklaşacağını öngördü. Kamu borcunun GSYH'ye oranının ise yüzde 30'un altında kalarak düşük seyrini koruması bekleniyor.
Analizde eylül ayında başlayan fon soruşturması ve tasfiyelerin genel ekonomik etkileri de değerlendirildi. Yaklaşık 18 milyar dolarlık fonun tasfiyesine ve hisse senetlerinde sert düzeltmeye yol açan sürecin, TCMB'nin hızlı likidite adımları ve düzenleyici kurumların önlemleri sayesinde sistemsel bir finansal bulaşmaya dönüşmediği ifade edildi. Fonlardan çıkan kaynakların döviz yerine Türk lirası mevduatlara yönelmesinin TL'ye güven kaybını engellediği ve döviz cinsi mevduatların toplam mevduattaki payının yüzde 38,7 düzeyinde dengelendiği aktarıldı.
Türkiye'nin kredi notunu en son nisan ayında "BB-/B" seviyesinde teyit eden ve not görünümünü "durağan" olarak belirleyen S&P, 16 Ekim tarihindeki takvimsel değerlendirmeyi pas geçmişti. Kuruluş, yetkililerin sıkı para ve ücret belirleme politikalarını sürdürmesi halinde enerji kaynaklı fiyat şoklarının yönetilebilir kalacağını bildirdi.
Haberin kaynağı
Ekonomi Gazetesi
Haberin tamamını Ekonomi Gazetesi sitesinde okuyun →- Yürürlük
- 2026 yıl sonu ve 2027 projeksiyon dönemini kapsamaktadır.
- Valentra'da yayım
- 21 Ekim 2026, 23:26
Bu metin, Ekonomi Gazetesi tarafından yayımlanan haberden Valentra tarafından hazırlanmış bir özettir. Haberin tamamı ve ayrıntılar için kaynağına başvurun.