Son Dakika
27 Ekim 2026
Valentra Diyor ki…

Taşın Dilinden Yeni Hikâyeler: Teos'ta Yazıtlar ve Antinoos'un Mermer Yüzü

Şirin Ebru Berrakgöl Şirin Ebru Berrakgöl Kültür, sanat ve yaşam · 27 Ekim 2026 · Teos Antik Kenti'nde yeni yazıt ve Antinoos portresi bulundu
Görsel: TRT Haber

Seferihisar'daki Teos kazılarında bulunan 13 yazıt ve Antinoos'a ait mermer portre, antik kentin kimliğine ve Roma dönemindeki kutsal yaşamına dair yeni soruları gündeme taşıyor.

İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Teos Antik Kenti'nde sürdürülen kazılarda 13 yazıt, yeni anıt kaideleri ve Roma İmparatoru Hadrian'ın yakın çevresinde yer alan Antinoos'a ait mermer bir portre ortaya çıkarıldı. Kazılar Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü işbirliğinde yürütülüyor ve İzmir Büyükşehir Belediyesi de kazıya destek veriyor. Buluntular, bir kentin yüzyıllar içinde nasıl konuştuğunu yeniden düşünmemizi sağlayan ayrıntılar olarak öne çıkıyor.

Kazının bağlamı

Teos, antik dönemde şair, tiyatrocu ve müzisyenlerden oluşan Dionysos Sanatçılar Birliği'ne ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Haberde Milattan önce 3. yüzyıl olarak verilen bu dönem, kenti sanatçıların buluştuğu bir merkez olarak hatırlatıyor. Bu yıl kazı çalışmaları özellikle Tanrıça Roma ve Augustus Tapınağı çevresinde yoğunlaştı. Ekip, tapınağın güney, doğu ve kuzey kenarlarının ardından batı uzun kenarında da çalışma yaptı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Musa Kadıoğlu, tapınağın çevresinde yeni anıt kaideleri belirlendiğini açıkladı. Kaidelerin üzerinde onurlandırılmış kişilere ait heykellerin bulunmuş olması gerektiği değerlendiriliyor; ancak bu heykellerin kimlere ait olduğu henüz bilinmiyor. Bu noktada bilinmeyenin açıkça ifade edilmesi önemli; kaideler bir hikâyenin başlangıcı olabilir, ama hikâyenin kahramanlarını bugün söyleyebilmek için daha çok veriye ihtiyaç var.

Tapınağın önündeki taş döşeli meydanda ise daha eski yapılardan sökülüp temel taşı olarak yeniden kullanılmış mimari bloklar tespit edildi. Bir yapının söküldüğü taşın, başka bir yapının zemininde yeniden yer alması, antik kentlerin kendini nasıl sürekli yeniden kurduğunu gösteren somut bir örnek.

Yazıtlar ne söylüyor

Blokların üzerindeki 13 yazıt, Kadıoğlu'nun açıklamasına göre kentin erken dönemlerdeki siyasi ve toplumsal ilişkilerine dair bilgi taşıyor. Kadıoğlu yazıtlar arasında Büyük İskender'in komutanlarından Parmenion'un adının geçtiğini belirtti. Ayrıca yabancı yargıçlara ilişkin kararların da yazıtlarda yer aldığını söyledi. Bu iki ayrıntı, bir kentin dış dünyayla hukuki ve siyasi ilişkilerinin ne kadar canlı olduğunu düşündürüyor.

Yazıtların tam metinleri, okunuşları ve tarihlendirmeleri ise açıklamada ayrıntılı olarak paylaşılmadı. Bu nedenle bu aşamada yapılabilecek en doğru değerlendirme, buluntuların kentin erken dönem ilişkileri hakkında yeni bir kaynak oluşturduğudur. Yazıtların anlamına dair kesin sonuçlar, yayımlanacak bilimsel çalışmalar ve uzman değerlendirmeleriyle netleşecek.

Antinoos portresi ve kutsal alan yorumu

Tapınakta bulunan Antinoos'a ait mermer portre, insan ölçülerine yakın bir boyutta. Kadıoğlu, Anadolu'da bu ölçüde bilinen tek örneğin bu portre olduğunu aktardı. Bir portrenin boyutu, yalnızca estetik bir tercih değil, onu kimin ve nerede sergilediğine dair de ipucu verir. Böyle bir heykelin tapınak çevresinde bulunması, yapının bölgedeki önemi hakkında düşünmeye davet ediyor.

Kadıoğlu, yazıtlarla birlikte değerlendirildiğinde yapının ikinci yüzyılda Tanrıça Roma ve Augustus'un yanı sıra Antinoos ile de ilişkili bir kutsal alan olarak kullanılmış olabileceğini ifade etti. Değerlendirmemize göre bu yorum, Roma dönemi Anadolu'sunda imparatorluk çevresinin kültürel ve dinî pratiklerle nasıl iç içe geçtiğini anlamak için önemli bir pencere açabilir. Yine de bu bir yorum niteliğinde ve kesin bir tespit olarak okunmamalı; kutsal alan işlevinin hangi kanıtlarla desteklendiği ayrıntılı çalışmalarla netleşecek.

Geçmişle bugün arasındaki bağ

Bir antik kentte bulunan bir taş, yalnızca geçmişi değil, bugünkü kazı ekiplerinin emeğini, üniversiteler ve yerel yönetimler arasındaki işbirliğini de taşır. Kazıya İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin destek vermesi, yerel kültür mirasının korunmasında kamu kurumları ve akademi arasındaki ortaklığın önemini gösteriyor.

Bu tür buluntular, ziyaretçilere ve yerel halka antik kenti yeniden tanıtma fırsatı da sunabilir. Bir yazıtın okunması, bir heykelin kimliğinin çözülmesi, insanlara geçmişin sadece ders kitaplarında değil, ayaklarının altında olduğunu hatırlatır. Kültürel miras, bu anlamda hem bilimin hem de toplumsal hafızanın konusudur.

Önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken noktalar belli: kaidelerin üzerindeki heykellerin kimlere ait olduğu, yazıtların tam metinlerinin ve tarihlendirmelerinin ne zaman açıklanacağı ve Antinoos portresinin tapınaktaki işlevine dair çalışmaların nasıl ilerleyeceği. Her yeni kazı sezonu, Teos'un taşlarının hangi hikâyeleri anlatmaya devam edeceğini bize biraz daha açıklıyor.

Yazının dayandığı haberler

Bu yazı, günün haberlerinden yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Değerlendirmeler genel bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da kişiye özel danışmanlık yerine geçmez.

Şirin Ebru Berrakgöl — diğer yazıları

Tüm yazıları →

Günün diğer yazıları

Tüm yazılar