3 Kasım 2026
Son Dakika
Valentra Diyor ki…

Seul Hattında Yeni Eşik: Nükleer Ortaklık, Asya Dinamikleri ve Denge Arayışı

Şevket Gürkan Çokyazar Şevket Gürkan Çokyazar Dünya ve dış politika · 3 Kasım 2026 · Türkiye-Güney Kore Anlaşmaları ve Doğu Asya ile Stratejik Ortaklık

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Seul ziyaretinde nükleer finansmandan madenciliğe dört anlaşma imzalanırken, ikili ticaretteki açık ve stratejik ortaklık küresel dengeler ışığında ele alınıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetiyle Seul'e gerçekleştirdiği resmi ziyarette, nükleer enerjiden madenciliğe uzanan dört mutabakat zaptı imzalandı. Sekiz yıl aradan sonra yapılan bu en üst düzey temas, Türkiye'nin Doğu Asya ile ekonomik ve stratejik bağlarını güçlendirmesi açısından mühim bir aşamayı temsil ediyor. İkili ilişkilerin seyrini belirleyen temel unsurlar arasında hem enerji arz güvenliğine yönelik adımlar hem de ikili ticaret hacmini daha dengeli bir zemine oturtma arayışı öne çıkıyor.

Tarihsel bağlam ve Doğu Asya dinamikleri

Türkiye ile Güney Kore arasındaki diplomatik münasebetlerin kökleri, Kore Savaşı'nın yaşandığı zorlu dönemde kurulan dayanışmaya dayanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Seul temasları vesilesiyle hatırlattığı bu tarihsel miras, iki başkentin siyasi zeminini uzun yıllardır koruyan en önemli bağlardan biridir. Nitekim Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung da iki ülke ilişkilerinin artık kapsamlı bir stratejik ortaklık düzeyine ulaştığını kaydetti. Diplomatik ilişkilerin tesisinin 70. yıldönümünün kutlanacağı 2027 yılına yaklaşılırken, taraflar bu ortaklığı salt geçmişe dayalı sembolik bir dostluk olarak bırakmayıp kurumsal ve sektörel işbirlikleriyle derinleştirmeyi amaçlıyor.

Doğu Asya'nın küresel ekonomideki ağırlığının giderek arttığı günümüz koşullarında, Ankara'nın çok boyutlu dış politika anlayışı çerçevesinde bölge ülkeleriyle temaslarını sıklaştırması rasyonel bir yönelimdir. Heyetler arası görüşmelerde Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Milli Savunma Bakanlarının yanı sıra Savunma Sanayii Başkanlığı'nın da yer alması, Seul hattındaki diyaloğun çok boyutlu yapısını açıkça ortaya koyuyor.

Anlaşmaların içeriği ve Sinop nükleer projesi

Ziyaret kapsamında kamuoyuna duyurulan dört mutabakat zaptı, gelecekteki işbirliğinin rotasını çiziyor. Anadolu Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre taraflar şu başlıklarda uzlaşıya vardı:

  • Bilim, teknoloji ve inovasyon alanında işbirliği
  • Doğal kaynaklar ve madencilik alanında işbirliği
  • Enerji alanında işbirliği
  • Türkiye Nükleer Enerji AŞ ile Güney Kore İhracat-İthalat Bankası arasında nükleer güç projesi finansmanı

Bu başlıklar arasında özellikle nükleer güç projesi finansmanına dair mutabakat dikkat çekiyor. Hatırlanacağı üzere Sinop Nükleer Güç Santralı Projesi kapsamında Türkiye, geçen yıl imzalanan bir mutabakatın ardından Güney Koreli KEPCO şirketi ile ön fizibilite çalışmaları yürütmüştü. Ancak nükleer santral konusunda nihai bir yatırım kararının henüz verilmediği, teknik ve ekonomik şartlar ile yatırım modeli üzerindeki değerlendirmelerin devam ettiği bizzat ifade edildi. Elektrik üretim maliyeti, projenin finansman modeli ve yerli ekonomiye sağlayacağı katkı, Sinop sahasında atılacak kesin adımlarda belirleyici olmaya devam edecek.

Ticaret dengesizliği ve sanayi ortaklıkları

İlişkilerin ekonomik boyutunda çözülmesi gereken en temel yapısal mesele, ticaret dengesindeki belirgin fark olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı verilere göre 2025 yılında Türkiye'nin Güney Kore'ye ihracatı yaklaşık 1,14 milyar dolar düzeyinde kalırken, bu ülkeden yapılan ithalat 10,26 milyar dolar seviyesine ulaştı. Toplamda 11 milyar doları aşan ikili ticaret hacminin orta vadede 15 milyar dolara çıkarılması hedeflenirken, Türkiye açısından bu dengesizliğin giderilmesi ve ortak yatırımlarla katma değer yaratılması öncelikli görülüyor.

Halihazırda Türkiye'de 400'den fazla Güney Koreli firmanın faaliyet gösterdiği biliniyor. Hyundai'nin İzmit'teki elektrikli araç yatırımı ile POSCO'nun çelik alanındaki operasyonları, doğrudan yabancı sermaye işbirliğinin somut örnekleri arasında bulunuyor. Sanayi alanındaki bu tabanın, mevcut Serbest Ticaret Anlaşması'nın günün koşullarına göre güncellenmesiyle daha adil bir çerçeveye kavuşturulması hedefleniyor. Savunma sanayisinde ise geçmişte Fırtına obüsleri ve Altay tankı projelerinde kurulan temasların yanı sıra, Güney Kore'nin TUSAŞ bünyesindeki TEI tarafından geliştirilen PD170 motoruna ilgi göstermesi, iki yönlü bir teknoloji paylaşımının potansiyelini işaret ediyor.

Olası senaryolar ve Türkiye'ye yansımaları

İmzalanan mutabakat zaptlarının sahaya nasıl yansıyacağına ilişkin iki temel senaryodan söz etmek mümkündür:

Birinci senaryoda, imzalanan metinlerin kurumsal bir çerçeve oluşturarak şirketler arası somut ortaklıklara hızla dönüşmesi yer alıyor. Finansman mutabakatının ardından Sinop projesinde maliyet ve teknoloji transferi şartlarında uzlaşma sağlanması, Türkiye'nin nükleer enerji portföyünü çeşitlendirebilir. Eş zamanlı olarak elektrikli araçlar, madencilik ve savunma sanayisinde ortak üretim modellerinin geliştirilmesi, 10 milyar doları aşan dış ticaret açığının hafifletilmesine ve Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracat kapasitesinin artmasına zemin hazırlayabilir.

İkinci senaryoda ise mutabakatların bürokratik ve finansal engellere takılarak somut yatırımlara dönüşme sürecinin uzaması ihtimalidir. Özellikle küresel ekonomik dalgalanmalar ve nükleer yatırımların yüksek sermaye maliyeti göz önüne alındığında, nihai yatırım kararlarının gecikmesi gündeme gelebilir. Bu durumda ikili ilişkiler mevcut ticaret açığı dengesinde kalmaya devam edebilir ve 15 milyar dolarlık hedefe ulaşılması zaman alabilir.

Önümüzdeki günlerde, 4 Kasım'da tamamlanacak resmi ziyaretin ardından nükleer enerji finansmanına dair teknik sürecin nasıl ilerleyeceği ve Serbest Ticaret Anlaşması'nın güncellenmesi çalışmalarında somut adımların ne zaman atılacağı dikkatle izlenecektir.

Bu yazıyı paylaşınWhatsApp'ta paylaşX ile paylaşFacebook ile paylaşTelegram ile paylaş

Yazının dayandığı haberler

Bu yazı, günün haberlerinden yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Değerlendirmeler genel bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da kişiye özel danışmanlık yerine geçmez.

Şevket Gürkan Çokyazar — diğer yazıları

Tüm yazıları →

Günün diğer yazıları

Tüm yazılar