İhracat Artarken Açık Neden Daraldı? Eylül Verisinin Cebe Yansıması
Eylülde ihracat yüzde 15,34 artarken dış ticaret açığı yüzde 25,78 geriledi. Ancak enerji ithalatı yüzde 49,3 artarak faturayı büyüttü. Bu iki gelişmenin fiyat, kur ve istihdam üzerindeki olası etkilerini rakamlarla inceliyoruz.
Eylül ayında mal ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,34 artarak 25 milyar 967 milyon dolara yükseldi. İthalat ise yüzde 5,63 artışla 31 milyar 130 milyon dolar oldu. İhracattaki artış ithalatın yaklaşık üç katı olduğu için dış ticaret açığı 6 milyar 957 milyon dolardan 5 milyar 163 milyon dolara, yani yüzde 25,78 oranında geriledi. Aynı ayda enerji ithalatı için ödenen tutar ise yüzde 49,3 artarak 6 milyar 775 milyon dolara ulaştı. Yani açık daralırken enerji faturası, ithalatın en hızlı büyüyen kalemlerinden biri oldu.
Açığın daralması ne anlama geliyor?
Dış ticaret açığı, bir ülkenin yurt dışına ssattığı mallar ile yurt dışından aldığı mallar arasındaki farktır. Bu fark küçüldüğünde ülkenin dışarıya ödediği döviz miktarı da azalır. Gündelik hayattan bir benzetmeyle düşünürsek, gelir artarken harcama daha yavaş artıyorsa aradaki boşluk kapanır. Eylül verisi bu anlamda olumlu bir tablo çiziyor.
Bakanlığın açıklamasına göre eylül ayının ihracatı Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci aylık ihracatı. Dokuz aylık toplam ihracat yüzde 5,22 artışla 210 milyar 952 milyon dolar, dokuz aylık açık ise 70 milyar 967 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu rakamlar, yılın geneline bakıldığında da açığın kontrol altında seyrettiğini gösteriyor.
Enerji faturası neden bu kadar yükseldi?
Ekonomi Gazetesi'nin TÜİK ve Ticaret Bakanlığı verilerine dayanarak aktardığına göre, eylülde ham petrol ithalatı yüzde 14,4 artarak 3 milyon 133 bin ton oldu. Enerji ithalatının tutarı ise yüzde 49,3 arttı. Malzemede birim fiyat verisi bulunmadığı için bu iki oran arasındaki farkın ne kadarının fiyattan, ne kadarının miktar ya da ürün bileşiminden kaynaklandığını kesin olarak söyleyemiyoruz. Yine de miktar artışının 14,4 yüzde kalması, tutardaki sıçramanın önemli bir bölümünün fiyat tarafından beslendiğini düşündürüyor. Bu bir değerlendirmedir ve yeni verilerle netleşmesi gerekir.
Enerji ithalatının toplam ithalat içindeki payı da dikkat çekici. Eylülde 6 milyar 775 milyon dolarlık enerji faturası, 31 milyar 130 milyon dolarlık toplam ithalatın yaklaşık yüzde 21,8'ine denk geliyor. Geçen yıl aynı ayda 4 milyar 539 milyon dolarlık enerji ithalatı, toplam ithalatın yaklaşık yüzde 15,4'ü düzeyindeydi. Bu hesaplamalar malzemedeki rakamlardan türetilmiştir.
Cebe yansıması: fiyat, kur ve maaş
Enerji faturasındaki artış, üretim maliyetlerine doğrudan girer. Enerji pahalandığında fabrikalar bu maliyeti ya fiyata yansıtır ya da kârlarından karşılar. Bu mekanizma, zamanla market raflarındaki ürün fiyatlarını etkileyebilir. Ancak malzemede enerji maliyetinin hangi ürünlere ne ölçüde yansıdığına dair veri yok; bu nedenle etkinin büyüklüğü henüz belli değil.
Kur tarafında da benzer bir ihtiyat gerekir. Dış ticaret açığının daralması, döviz talebinin bir kısmının azalması anlamına gelebilir ve kur üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak malzemede eylül ayına ait kur hareketi bulunmuyor. Bu yüzden ihracat ile kur arasındaki ilişkiyi rakamla göstermek mümkün değil, yalnızca mekanizma olarak anlatabiliriz.
İstihdam ve maaş açısından bakıldığında ise imalat sanayi ihracatı yüzde 13,93 artarak 24 milyar 247 milyon dolara ulaştı ve toplam ihracatın yüzde 93,38'ini oluşturdu. İhracatın bu ağırlıkla imalat sanayine dayanması, artışın fabrika üretimi ve dolayısıyla çalışan talebi üzerinde etkisi olabileceğini düşündürüyor. Ancak malzemede sektörel istihdam ya da ücret verisi yok; bu etkiyi somut bir maaş rakamıyla ilişkilendiremeyiz.
Pazarlar ve bölgeler
Coğrafi dağılımda Avrupa Birliği'ne ihracat yüzde 4,93 artışla 10 milyar 484 milyon dolar oldu. Ancak AB'nin toplam ihracattaki payı yüzde 44,38'den yüzde 40,38'e geriledi. Asya pazarına ihracat yüzde 21,19 artarak 6 milyar 272 milyon dolara çıktı ve payı yüzde 24,15'e yükseldi. Bu tablo, ihracatçıların pazarlarını çeşitlendirdiğini gösteriyor. Trakya'da Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne'nin toplam ihracatı 343 milyon 934 bin dolar oldu. Tekirdağ'ın en büyük kalemi demir ve demir dışı metaller, hedefi ise Almanya.
Dünya Gazetesi'nin aktardığına göre, Avrupa'dan yapılan ithalat yüzde 1,8 artarken Yakın ve Orta Doğu'dan yapılan ithalat yüzde 31 düştü. Bu veriler, dış ticaretteki yönelimin yalnızca ihracat tarafında değil, ithalat tarafında da değiştiğini gösteriyor.
Bundan sonra izlenecekler
Bakan Ömer Bolat, son on iki aylık ihracatın 283,7 milyar dolara çıktığını ve yıl sonunda mal ve hizmet ihracatında 410 milyar dolarlık hedefin aşılmasını beklediklerini söyledi. Bu hedefin mal ve hizmet toplamına dayandığını, mal ihracatıyla birebir aynı olmadığını not etmek gerekir. Önümüzdeki dönemde bakılması gereken üç başlık var: enerji ithalatının tutarındaki artışın fiyat ve miktar bileşenleri, ham petrol ithalatının seyri ve ihracat artışının imalat dışı sektörlere ne ölçüde yayılacağı. Bu verilerle birlikte, açığın daralmasının cebe yansıması, yani fiyat ve kur tarafındaki etkisi daha net görülebilecek.
Yazının dayandığı haberler
Bu yazı, günün haberlerinden yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Değerlendirmeler genel bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da kişiye özel danışmanlık yerine geçmez.