SPK'nın Fiili Dolaşım Kararı Halka Açık Şirketlerin Vergi İndirimini Tehdit Ediyor
SPK'nın fiili dolaşım tanımını daraltan yeni ilke kararı, halka açık şirketlerin Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamındaki 2 puanlık indirim hakkını kaybetme ve geçmişe dönük faizli vergi riskiyle karşılaşma ihtimalini doğurdu.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun fiili dolaşımdaki pay tanımını ve hesaplama yöntemini yeniden belirleyen ilke kararı, payları Borsa İstanbul'da işlem gören şirketler açısından yalnızca sermaye piyasası mevzuatını değil, doğrudan vergi yükümlülüklerini de ilgilendiren önemli bir dönemeç oluşturmuştur. Yapılan düzenleme ile fiili dolaşım kapsamının daraltılması, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında sağlanan 2 puanlık kurumlar vergisi indiriminden yararlanan şirketlerin asgari yüzde 20'lik halka açıklık eşiğini kaybetme riskini gündeme taşımaktadır. Beş hesap dönemi boyunca korunması zorunlu olan bu oranın altına düşülmesi halinde geçmişe dönük vergi tarhiyatı ve gecikme faizi yaptırımı söz konusu olabileceğinden, şirket yönetimleri ve mali işler birimlerinin yeni hesaplama parametrelerini ivedilikle incelemesi gerekmektedir.
Yeni Düzenlemenin Arka Planı ve Kapsamı
Sermaye Piyasası Kurulu Karar Organı'nın 3 Eylül 2026 tarihli ve 54/1626 sayılı toplantısında alınan i-SPK.81.1 sayılı İlke Kararı uyarınca, Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda işlem gören şirketlere ilişkin fiili dolaşımdaki pay kavramı ve bu kavrama dair hesaplama yöntemleri 11 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirlenmiştir. Alınan kararla birlikte fiili dolaşımdaki pay terimi, payları Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda işlem gören şirketlerin halka açıklık oranlarını gösteren temel bir kavram olarak tanımlanmıştır.
Yeni hesaplama modelinde fiili dolaşımdaki pay oranı; Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından izlenebilen paylar üzerinden hesaplanan fiili dolaşımdaki pay adedinin, kurumun izleyebildiği toplam pay adedine bölünmesi suretiyle tespit edilmektedir. Bu çerçevede Kurul, fiili olarak piyasada alınıp satılma niteliği taşımayan ya da belirli kişi ve grupların kontrolünde bulunan payları fiili dolaşım kapsamından çıkarmıştır. Karar doğrultusunda şu paylar fiili dolaşım tanımı dışında bırakılmıştır:
- Kamu tüzel kişiliğinin mülkiyetinde bulunan paylar
- Şirket kurucuları ile konsolidasyona tabi ilişkili kuruluşların sahip olduğu paylar
- Geri alınan paylara ilişkin mevzuat ve Kurul kararları kapsamında edinilen paylar
- Şirket sermayesinin yüzde 10 ve daha fazlasına sahip olan ortakların payları
- Şirket yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile genel müdür ve genel müdüre doğrudan bağlı üst düzey yöneticilerin elindeki paylar
- Şirket sandık ve vakıflarının mülkiyetinde yer alan paylar
- Teminata konu edilen veya alım satımı hukuken kısıtlı olan paylar
- Serbest fon katılma payları vasıtasıyla dolaylı olarak sahip olunan paylar
- Yurt dışı piyasalarda işlem gören paylar
İndirimli Kurumlar Vergisi ve Yüzde 20 Şartı
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinin altıncı fıkrası, payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az yüzde 20 oranında halka arz edilen kurumların kazançlarına, halka arzın gerçekleştiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemi boyunca kurumlar vergisi oranının 2 puan indirimli uygulanmasını öngörmektedir. Kanun koyucu bankalar, finansal kiralama, faktoring, finansman, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerini bu indirimden hariç tutmuştur.
İlgili düzenlemenin uygulanmasına ilişkin Kurumlar Vergisi Genel Tebliği açıklamalarına göre, indirimden faydalanabilmek için asgari yüzde 20 oranındaki halka açıklığın, ilk defa halka arzın gerçekleştiği hesap döneminden itibaren beş hesap dönemi boyunca kesintisiz korunması şarttır. Şayet bu beş yıllık süre zarfında söz konusu oran şartı kaybedilirse ya da şirket tasfiyeye girer, devir veya tam bölünme yoluyla infisah ederse, indirimli oran uygulaması sebebiyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler vergi ziyaı cezası kesilmeksizin gecikme faiziyle birlikte geriye dönük olarak tahsil edilmektedir.
Şirketlere Olası Etkileri ve Uygulamada Doğabilecek Riskler
SPK'nın ilke kararında fiili dolaşım terimini halka açıklık oranını gösterir bir kavram olarak ifade etmesi, vergi idaresinin uygulamadaki yorumu açısından kritik bir belirsizlik ve risk alanı yaratmaktadır. Şirketlerin ilk halka arz edildikleri tarihteki yasal halka arz oranları ile MKK nezdinde güncel olarak izlenen fiili dolaşım oranları arasında belirgin farklar oluşabilmektedir. Nitekim ilişkili kişilerin elinde kalan paylar veya serbest fon portföyündeki paylar düşüldüğünde oranlarda ciddi gerilemeler görülmektedir. Örneğin başlangıçta yüzde 28 oranında halka arz edilmiş bir şirkette, ilişkili kişi payları ve serbest fon katılma payları yeni kural gereği kapsam dışı bırakıldığında fiili dolaşım oranı yüzde 23,36 düzeyine kadar inebilmektedir.
Halka arz oranı yüzde 20 sınırına yakın olan şirketlerde ise bu daraltıcı tanım, fiili dolaşım oranının doğrudan yüzde 20 eşiğinin altına sarkması sonucunu doğurabilir. Burada ortaya çıkabilecek ilk senaryoda, vergi idaresinin tebliğdeki halka açıklık şartını SPK'nın yeni fiili dolaşım tanımıyla özdeş kabul etmesi durumudur. Bu yaklaşım benimsenirse, fiili dolaşım oranı yüzde 20'nin altına inen mükellefler indirim hakkını kaybetme tehlikesiyle karşılaşacak ve önceki yıllarda indirimli ödedikleri vergileri gecikme faiziyle ödemek zorunda kalabilecektir.
İkinci senaryoda ise, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32. maddesindeki lafzın ilk defa halka arz edilen pay oranını esas aldığı, SPK'nın sonradan yaptığı teknik bir tanım değişikliğinin kanuni hakkı ortadan kaldırmayacağı savunulabilir. Ancak Maliye idaresinin konuya ilişkin özelge veya tebliğ bazında getireceği resmi açıklama netleşene kadar, mükelleflerin bu farktan ötürü ciddi bir tarhiyat riski altında bulunacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca geri alım yapan veya yöneticileri piyasadan hisse toplayan şirketlerde de bu payların fiili dolaşımdan düşülmesi vergi indirimini istemeden riske atabilir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Borsa İstanbul'da işlem gören ve 2 puanlık kurumlar vergisi indiriminden faydalanan şirketlerin, 11 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olan bu hesaplama yöntemini göz ardı etmemesi gerekmektedir. Özellikle halka arz oranları yüzde 20 ile yüzde 25 bandında bulunan mükellefler acil durum analizi yapmalıdır.
Şirket yönetimleri, MKK verileri üzerinden fiili dolaşımdaki pay adetlerini ve sermayeye oranlarını düzenli olarak kontrol etmelidir. Konsolidasyona tabi ortaklıkların, yöneticilerin veya şirketle bağlantılı serbest fonların gerçekleştirdiği alım satım işlemlerinin fiili dolaşım oranını yüzde 20 sınırının altına çekip çekmediği yakından takip edilmelidir. Olası bir oran kaybı tespit edildiğinde, henüz vergi incelemesi veya idari tespit gerçekleşmeden önce sermaye piyasası ve vergi danışmanlarıyla birlikte hukuki durum değerlendirilmelidir.
SPK'nın piyasa şeffaflığını artırmaya dönük fiili dolaşım düzenlemesi, vergi mevzuatındaki katı asgari oran şartıyla birleştiğinde halka açık şirketler üzerinde beklenmedik maliyetler oluşturma potansiyeline sahiptir. Şirketlerin beş yıllık yararlanma süresi boyunca indirim hakkını koruyabilmesi için pay sahipliği yapısındaki değişimleri ve MKK verilerini yalnızca borsa mevzuatı açısından değil, vergi güvenliği boyutuyla da titizlikle izlemesi önem taşımaktadır.
Yazının dayandığı haberler
Bu yazı, günün haberlerinden yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve Valentra editörlerinin onayından geçmiştir. Değerlendirmeler genel bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da kişiye özel danışmanlık yerine geçmez.