5 Kasım 2026
Son Dakika
Valentra Diyor ki…

Washington'da Kırılan Eksen: Bölünmüş Kongre ve İsrail Kararı

Şevket Gürkan Çokyazar Şevket Gürkan Çokyazar Dünya ve dış politika · 5 Kasım 2026 · ABD'de Kongre Dengesi ve Trump'ın İsrail Yardımı Kararı

Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanması ve Trump'ın İsrail'e askeri yardımı kesme kararı, Washington'ın Orta Doğu politikasında ve küresel güç dengelerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan ara seçimlerin ardından yasama organındaki dengelerin bütünüyle el değiştirmesi ve Başkan Donald Trump'ın İsrail'e sağlanan yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık güvenlik yardımını yıl sonunda durduracağını ilan etmesi, Washington merkezli dış politikada tarihi bir kırılma noktasına işaret ediyor. İki partili mutabakatın geleneksel sütunları sarsılırken, bu adımların hem Orta Doğu'daki güç dağılımına hem de Türk dış politikasının bölgesel zeminine doğrudan etkileri olacağı anlaşılıyor.

Kongre Dengeleri ve Siyasi Tablo

Resmi olmayan sonuçlara göre Demokratlar Temsilciler Meclisi'nde ve Senato'da çoğunluğu ele geçirmiş durumda. Associated Press verilerine göre Demokratlar Temsilciler Meclisi'nde en az 240 sandalyeye ulaşırken, Cumhuriyetçiler 147 sandalyede kaldı; 48 sandalyenin sahibi ise henüz kesinleşmedi. Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Meclis başkanlığı için adaylığını açıklayarak yeni Kongre'nin toplanacağı 3 Ocak tarihindeki oylamaya hazırlanıyor.

Öte yandan Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, Amerikan halkının rızası olmadan yürütülen İran savaşını bütçe denetimi yetkilerini kullanarak sona erdireceklerini ve hayat pahalılığıyla mücadeleye odaklanacaklarını bildirdi. Buna karşılık Başkan Donald Trump, Demokratlarla finansal meseleler başta olmak üzere kimi konularda ortak çalışabileceğini ifade etmekle birlikte, uzlaşmazlık halinde Kongre'den geçecek yasalara karşı veto yetkisini devreye sokabileceği mesajını verdi. Cumhuriyetçi Parti içinde ise yenilginin gerekçeleri derin bir tartışma konusu. Başkan Yardımcısı JD Vance, seçmenin uzaklaşmasını İran savaşına, hayat pahalılığına ve İsrail ile ilişkilere bağlayarak; savaşa son verilmesi ve "önce Amerika" anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

Rakamlarla ABD'nin İsrail Yardımları ve Yeni Karar

Trump'ın 3 Kasım'da Fox News kanalında açıkladığı güvenlik yardımının kesilmesi adımı, iki ülke arasındaki onlarca yıllık mali mekanizmanın seyrini değiştirecek nitelikte. Dış İlişkiler Konseyi'nin (CFR) Ekim 2025 tarihli verilerine göre, ABD'nin 1948 yılından bu yana İsrail'e sağladığı ekonomik ve askeri desteğin toplam tutarı enflasyon ayarlamasıyla 300 milyar doları aşıyor; ABD Dışişleri Bakanlığı ise cari rakamlarla bu tutarı 130 milyar doların üzerinde hesaplıyor. Ayrıca Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023'ten bu yana yürürlüğe giren üç yasal düzenlemeyle İsrail'e en az 16,3 milyar dolarlık doğrudan askeri tahsisat yapılmıştı.

2019-2028 yıllarını kapsayan on yıllık ikili mutabakat gereğince Washington, Tel Aviv'e yıllık 3,3 milyar dolar Yabancı Askeri Finansman (FMF) ve 500 milyon dolar füze savunma katkısı olmak üzere toplam 3,8 milyar dolar aktarmaktaydı. Trump'ın kararı, bu mutabakatın öngörülen süreden önce sonlandırılması anlamına geliyor. Kararın ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Amerikan siyasetindeki değişime dikkat çekerek "Buna alışın, bu yardımlar artık sürmeyecek" değerlendirmesinde bulunurken, İsrail muhalefet lideri Yair Golan bu durumun savunma harcamalarını doğrudan halkın sırtına yükleyeceğini savundu.

Bölgesel Dengeler ve Olası Senaryolar

Washington'da şekillenen bu tablo, Orta Doğu jeopolitiğinde farklı senaryoları beraberinde getirmektedir:

  • Birinci senaryoda, bütçe kısıtlamaları ve askeri yardımların kesilmesiyle birlikte Tel Aviv yönetiminin tek taraflı operasyonel kabiliyeti sınırlandırılabilir. Schumer'in işaret ettiği bütçe denetimleri ve Trump yönetiminin çekilme yönündeki söylemleri, bölgede askeri tırmanış yerine zorunlu bir diplomatik müzakere zeminini güçlendirebilir.
  • İkinci senaryoda ise yardım kesintisinin yarattığı mali açık İsrail iç bütçesinden karşılanmaya çalışılırken, savunma sanayii stokları ve bölgesel gerilimler Tel Aviv'i daha kontrolsüz ve asimetrik güvenlik adımlarına sevk edebilir. Netanyahu'nun sürecin sona ereceğini kabullenen tutumu, bölgedeki ittifak yapılarında yeni çatlaklar yaratabilir.

Türkiye Açısından Yansımalar

Türkiye, Orta Doğu'da istikrarın, adaletin ve uluslararası hukukun korunmasını temel dış politika ilkesi olarak sürdürmektedir. Gazze'deki insani krizin derinleştiği bir dönemde, Amerikan askeri ve finansal desteğinin sorgulanır hale gelmesi, Ankara'nın krizlerin ancak diplomasi ve kalıcı barış mekanizmalarıyla çözülebileceği yönündeki diplomatik tezlerini destekleyen bir zemin sunmaktadır.

Bölgedeki çatışmaların sınırlandırılması ve İran ile gerilimin düşürülmesi ihtimali, Türkiye'nin sınır güvenliği, ticaret koridorları ve bölgesel istikrar hedefleri açısından yapıcı bir rahatlama sağlayabilir. Ankara, Washington'daki yetki paylaşımı ve güç dengelerini yakından izlerken, gerek Filistin meselesinde gerekse bölgesel güvenlik mimarisinde diplomasinin ve itidalin öne çıkması için uluslararası alandaki ağırlığını korumaya devam edecektir.

Önümüzdeki günlerde, 3 Ocak'ta göreve başlayacak yeni Kongre'nin Schumer ve Jeffries liderliğinde savaş bütçelerine getireceği sınırlamaların ve Trump'ın yardım kesintisi kararının resmiyet kazanma sürecinin bölgedeki askeri hareketliliğe nasıl yansıyacağı yakından takip edilmelidir.

Bu yazıyı paylaşınWhatsApp'ta paylaşX ile paylaşFacebook ile paylaşTelegram ile paylaş

Yazının dayandığı haberler

Bu yazı, günün haberlerinden yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Değerlendirmeler genel bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da kişiye özel danışmanlık yerine geçmez.

Şevket Gürkan Çokyazar — diğer yazıları

Tüm yazıları →

Günün diğer yazıları

Tüm yazılar