Elektrikli Araç Şarjında Özelge Netliği: Yüzde 70 Gider Sınırı ve Filo Yönetimi
GİB özelgesiyle elektrikli binek araçların şarj giderlerinde yüzde 70 kısıtlaması kesinleşti; harcamaların yüzde 30'u KKEG sayılarak işletmeler ve serbest meslek erbapları için maliyet hesabını değiştirdi.
Gelir İdaresi Başkanlığı Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgeyle, ticari veya mesleki faaliyette kullanılan elektrikli binek otomobillerin şarj bedellerinin binek araç gider kısıtlamasına tabi olduğu netlik kazandı. İdarenin yaklaşımına göre, elektrik tüketim bedellerinin belgelendirilmesi kaydıyla en fazla yüzde 70'i kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecek, kalan yüzde 30'luk tutar ise kanunen kabul edilmeyen gider sayılacak. Fosil yakıtlı araçlardan elektrikli filolara geçiş sürecinde işletme giderlerinin tamamını indirmeyi planlayan mükellefler ve serbest meslek erbabı açısından bu karar, vergi planlaması ve bütçe yönetiminde yeni bir hesaplama zorunluluğu doğuruyor.
Arka Plan ve Hukuki Çerçeve
Uygulamada uzun süredir tartışılan temel soru, elektrik enerjisinin klasik akaryakıt tanımı içine girip girmediği ve dolayısıyla binek araç gider kısıtlamasına tabi tutulup tutulmayacağıydı. Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyeti yürüten bir mükellefin başvurusu üzerine verilen 06.02.2024 tarihli ve E-17192610-120[GV-23-1040]-32915 sayılı özelge, bu belirsizliği ortadan kaldırdı.
Özelgeye konu olayda mükellef, envanterine kayıtlı elektrikli binek otomobil için yapılan elektrik tüketim harcamalarının klasik anlamda akaryakıt sayılmadığı gerekçesiyle tamamının mesleki kazancın tespitinde gider yazılıp yazılamayacağını sormuştur. Gelir İdaresi Başkanlığı ise konuyu 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun serbest meslek kazancına ilişkin 65, 67 ve 68 inci maddeleri ile 311 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümleri çerçevesinde ele almıştır.
İdare değerlendirmesinde, 311 seri numaralı Tebliğde yer alan binek otomobil gider kısıtlamasının yalnızca benzin veya motorin gibi fosil akaryakıtlarla sınırlı olmadığını vurgulamıştır. Düzenlemenin tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri tüm cari harcamaları kapsadığı, elektrik tüketim bedelinin de aracın yürütülmesi ve işletilmesi için zorunlu bir cari gider olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla elektrik enerjisinin fosil yakıtlardan farklı tutulamayacağı ve genel gider kısıtlaması rejimine tabi olduğu karara bağlanmıştır.
Kimleri Etkiliyor ve Filo Maliyetlerine Olası Yansımaları
Bu düzenleme ve idari yorum, mesleki veya ticari faaliyetinde envanterine kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilmiş elektrikli binek otomobil kullanan tüm mükellefleri, kurumlar vergisi mükellefi şirketleri ve serbest meslek erbabını doğrudan ilgilendirmektedir. Şirket filolarında sürdürülebilirlik hedefleri ve operasyonel tasarruf amacıyla elektrikli dönüşüme hız veren işletmeler açısından vergi etkisi yeniden hesaplanmak zorundadır.
Değerlendirmemize göre, Gelir İdaresinin bu yorumu elektrikli araç yatırımlarını yalnızca bir vergi kalkanı olarak kurgulayan mükelleflerin avantaj beklentisini sınırlandıracak, özellikle şehir içi yoğun kilometre yapan işletmelerde öngörülen vergi tasarrufunu belirgin biçimde aşağı çekecektir. Bu görüşe varmamızın gerekçesi, işletmelerin şarj maliyetini genel elektrik faturası veya genel işletme gideri gibi mütalaa ederek tam indirim konusu yapma eğiliminde olmasıdır. Oysa idarenin enerjinin türüne değil, nihai kullanım amacına odaklanan yaklaşımı, her şarj faturasında doğrudan yüzde 30 oranında bir vergi matrahı ilavesi yaratmaktadır.
Makro açıdan bakıldığında bu durum şirketlerin filo tercihlerinde elektrikli araçların birim enerji maliyeti avantajını tamamen yok etmese de, amortisman ve şarj giderlerindeki kısıtlamalar bir arada değerlendirildiğinde toplam sahip olma maliyeti projeksiyonlarını değiştirecektir. Şirketler fosil yakıtlı araç ile elektrikli araç karşılaştırması yaparken sadece kilometre başına enerji maliyetini değil, vergi matrahından düşülemeyen yüzde 30'luk payın getireceği ilave kurumlar veya gelir vergisi yükünü de dikkate almak durumunda kalacaktır.
Uygulamada Dikkat Edilecekler ve Örnek Hesaplama
Uygulamada mükelleflerin ve mali müşavirlerin hata yapmaması için dikkat etmesi gereken ilk kural tevsik zorunluluğudur. Özelgede açıkça belirtildiği üzere, elektrikli aracın şarj bedellerinin gider olarak dikkate alınabilmesi için harcamanın mesleki veya ticari faaliyetin ehemmiyet ve genişliği ile mütenasip olması ve usulüne uygun fatura veya tevsik edici belgelerle ispatlanması şarttır. Tevsik edilemeyen harcamalar hiçbir surette gider yazılamaz.
Sistemin işleyişini somut bir senaryo ile adım adım gösterelim:
- Varsayalım ki serbest meslek erbabı bir mükellef, mesleki faaliyetinde kullandığı envantere kayıtlı elektrikli binek otomobil için bir vergilendirme döneminde şarj istasyonlarından toplam 20.000 TL tutarında şarj hizmeti almış ve bunu usulüne uygun faturalarla belgelendirmiştir.
- Birinci adımda gider yazılabilecek azami tutar hesaplanır. 311 seri numaralı Tebliğ ve özelge uyarınca uygulanacak yasal sınır yüzde 70 olduğundan, 20.000 TL x 0,70 = 14.000 TL tutarındaki kısım kazancın tespitinde hasılattan indirilecek cari gider olarak kayıtlara alınır.
- İkinci adımda gider kısıtlamasına konu kısım belirlenir. Toplam tutarın kalan yüzde 30'luk kısmı olan 20.000 TL x 0,30 = 6.000 TL kanunen kabul edilmeyen gider niteliğinde sayılır ve dönem kazancının tespitinde gider olarak indirilemez.
- Bu hesaplama sonucunda mükellef, yaptığı 20.000 TL harcamanın yalnızca 14.000 TL'sini vergi matrahından düşebilmekte, 6.000 TL'lik harcama ise vergiye tabi kazanca dahil kalmaktadır.
Bundan Sonra İzlenecekler
Önümüzdeki dönemde mali işler yönetimlerinin en çok zorlanacağı alanlardan biri de şarjın nerede ve nasıl yapıldığının tevsiki olacaktır. Halka açık şarj istasyonlarından alınan faturalarda araç plakasının yer alması denetimlerde ispat kolaylığı sağlarken, şirket merkezindeki veya iş yerindeki genel sayaçtan yapılan şarjların genel elektrik giderinden nasıl ayrıştırılacağı meselesi sahada tartışma yaratmaya devam edebilir.
Mali müşavirlerin ve şirket muhasebe birimlerinin, elektrikli binek araçlara ait şarj faturalarını genel elektrik giderleri hesabından ayrı alt hesaplarda izlemesi, her fatura kaydında yüzde 70 kabul edilen gider ve yüzde 30 kanunen kabul edilmeyen gider ayrımını gecikmeksizin muhasebeleştirmesi olası vergi incelemelerinde cezalı tarhiyat riskini önleyecektir.
Yazının dayandığı haberler
Bu yazı, günün haberlerinden yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve Valentra editörlerinin onayından geçmiştir. Değerlendirmeler genel bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da kişiye özel danışmanlık yerine geçmez.