TEPAV: Politika Faizi Yüzde 37 Seviyesinde Sabit Tutulmalı
TEPAV, dezenflasyon sürecinin faiz indirimi zemini sunmasına rağmen fon krizinin yarattığı riskler nedeniyle politika faizinin yüzde 37 düzeyinde korunması gerektiğini bildirdi.
Valentra Analiz
- Kimleri ilgilendiriyor?
Finansman ve kredi kullanan işletmeler, fon yatırımcıları ve bankacılık sektörü.
- Ne değişti?
TEPAV, dezenflasyon sürecine göre yüzde 35'e indirilmesi öngörülen politika faizinin fon krizi riskleri sebebiyle yüzde 37'de sabit bırakılmasını önerdi.
- İşletmeye etkisi
Politika faizinin yüzde 37'de tutulması işletmelerin kredi finansman maliyetlerinin yüksek kalmasına neden olabilir; fon krizine bağlı likidite daralması vadeli alacakların tahsilat süreçlerini zorlaştırabilir.
- Ne zaman uygulanacak?
Ekim 2026 Para Politikası Kurulu faiz kararı dönemi.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Para Politikası Çalışma Grubu, Ekim 2026 dönemine ait 31'inci Para Politikası Değerlendirme Notu'nu yayımladı. Değerlendirmede, eylül ayı enflasyon verilerinin faiz indirimi için teknik bir alan oluşturmasına rağmen, son Para Politikası Kurulu toplantısının ardından ortaya çıkan fon krizinin ekonomik güveni zedelediği ve para politikasında ihtiyatlı duruşun sürmesi gerektiği kaydedildi.
Fon krizinin meydana gelmemesi durumunda politika faizinin yüzde 35 seviyesine indirilebileceği belirtilen notta, mevcut konjonktürde faizin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Çalışma Grubu, kasım ve aralık aylarında olumsuz baz etkisi sebebiyle yıllık tüketici enflasyonundaki gerilemenin duraklayabileceğini aktardı.
Raporda fon krizinin reel sektör ve bankacılık sistemi üzerindeki olası tahribatına dikkat çekildi. Krizin etkisiyle donuk alacaklarda ve geri dönmeyen kredilerde artış görülebileceği, şirketlerin ise likidite açmazı ve bilanço zafiyetleriyle karşılaşabileceği ifade edildi. Bu riskleri sınırlandırmak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Finansal İstikrar Komitesi bünyesinde önlemler geliştirmesi önerildi.
Uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI'ın 15 Ekim tarihinde Türkiye endekslerindeki değişiklikleri dondurma kararı aldığı hatırlatılan raporda, bu gelişmenin fon krizi belirsizlikleriyle birleşerek yeni bir finansal risk alanı açtığı ifade edildi. Piyasada güven ortamı yeniden inşa edilene kadar para otoritesinin finansal istikrar risklerini kararlarında önceliklendirmesi gerektiği belirtildi.
Makro göstergelerin değerlendirildiği bölümde, eylülde yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,73, aylık enflasyonun yüzde 1,84 ve mevsimsellikten arındırılmış aylık TÜFE'nin yüzde 1,61 olduğu anımsatıldı. Yıllık enflasyonun Temmuz 2025 ile Eylül 2026 arasında yüzde 29,7 ila yüzde 33,5 bandında yatay kaldığı ve 2026 yıl sonu enflasyonunun hedefleri aşabileceği kaydedildi.
Orta Vadeli Program ile TCMB projeksiyonları arasındaki tutarsızlıklara da işaret edilen değerlendirmede, 2027-2029 OVP'sinde yüzde 21 olarak belirlenen 2027 enflasyon hedefine karşın TCMB Enflasyon Raporu'ndaki yüzde 15 tahmininin korunmasının güveni zedelediği savunuldu.
TEPAV Çalışma Grubu, para politikasının etkinliğini artırmak amacıyla kapsamlı bir vergi reformu hayata geçirilmesi, kayıt dışılıkla kararlı mücadele yürütülmesi, kamu harcamalarının rasyonelleştirilmesi ve BDDK, SPK, TCMB ile TÜİK gibi kurumların bağımsızlığının yasal güvenceye kavuşturulması yönünde çağrıda bulundu.
Haberin kaynağı
Ekonomim
Haberin tamamını Ekonomim sitesinde okuyun →- Yürürlük
- Ekim 2026 Para Politikası Kurulu faiz kararı dönemi.
- Valentra'da yayım
- 21 Ekim 2026, 23:26
Bu metin, Ekonomim tarafından yayımlanan haberden Valentra tarafından hazırlanmış bir özettir. Haberin tamamı ve ayrıntılar için kaynağına başvurun.