24 Ekim 2026
Ekonomi

Yurt Dışında İflas Eden Şirketten Alacakların Değersiz ve Şüpheli Alacak Boyutu

Valentra Yayın Kurulu · 18 Ekim 2026, 05:56 · Kaynak: Muhasebe News

Yurt dışında iflas eden müşteriden tahsil edilemeyen alacaklar için Türk mahkemelerince tenfiz kararı verilmesi veya resmi belge temini şartıyla gider yazımına izin veriliyor.

Valentra Analiz

Kimleri ilgilendiriyor?

Yurt dışına vadeli satış yapan ihracatçı işletmeler ve yabancı müşterilerden tahsilat problemi yaşayan mükellefler.

Ne değişti?

Yabancı mahkeme iflas kararlarına konu alacakların doğrudan değil, Türk mahkemelerince tenfiz/tanıma kararı verildiği yılda değersiz alacak olarak gider yazılacağı netleştirilmiştir.

İşletmeye etkisi

Tahsil edilemeyen yurt dışı alacakların yasal usullere uyularak zarar yazılması kurumlar vergisi matrahını düşürür; beyan edilmiş KDV'nin indirimi ise firmanın nakit akışını destekler.

Ne zaman uygulanacak?

Tanıma/tenfiz kararının kesinleştiği veya resmi belgenin temin edildiği hesap dönemi.

Ne yapılmalı?
  • Yurt dışı iflas kararı için Türkiye'de yetkili asliye mahkemesinde tenfiz/tanıma davası açın.
  • Şüpheli alacak için borçlunun mukim olduğu ülkedeki iflas masasına süresinde kayıt yaptırın.
  • Tenfiz kararının alındığı yılda alacağı 128/120 hesaplardan çıkararak zarar yazın.
  • Değersiz hale gelen tutara ait KDV'yi 1 No.lu KDV Beyannamesinde 111 satırında indirim konusu yapın.

Uygulama örneği

İngiltere'deki müşteriden tahsil edilemeyen ve tenfiz kararı alınan 100.000 TL alacak ve 20.000 TL KDV için:

  • 689 Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar — Borç 100.000 TL
  • 191 İndirilecek KDV (Kod 111) — Borç 20.000 TL
  • 120 Alıcılar — Alacak 120.000 TL

Rakamlar örnek amaçlı ve varsayımsaldır; oran ve kurallar habere konu düzenlemeden alınmıştır.

Yurt dışındaki müşterilerin iflas etmesi sonucu tahsil edilemeyen ticari alacakların Vergi Usul Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu karşısındaki durumuna ilişkin usul ve esaslar Gelir İdaresi Başkanlığı özelgesinde netleştirildi. Alacağın değersiz alacak veya şüpheli alacak olarak nitelendirilmesinde dönemsellik, dava süreci ve yurt dışı mahkeme kararlarının Türkiye'deki tanıma/tenfiz prosedürleri belirleyici rol oynamaktadır.

Vergi Usul Kanunu'nun 322. maddesi kapsamında bir alacağın değersiz alacak sayılabilmesi için tahsiline imkân kalmadığının kazai bir hüküm veya kanaat verici bir vesika ile ispatlanması zorunludur. Yurt dışı mahkemelerinden alınan iflas kararlarının Türkiye'de kesin delil sayılabilmesi, 5718 sayılı Kanun kapsamında asliye mahkemelerinde açılacak dava sonucunda tenfiz/tanıma kararı verilmesine bağlıdır. Alacak ancak Türk mahkemesince tanıma kararının verildiği vergilendirme döneminde mukayyet değeriyle zarara kaydedilebilir. Alternatif olarak borçlunun ülkesindeki resmi makamlardan alınan tahsilin imkânsız olduğunu tevsik eden belgenin temin edildiği yılda da değersiz alacak kaydı yapılabilir.

Alacağın şüpheli alacak statüsüne girmesi için ise VUK'un 323. maddesi gereğince yabancı ülkede veya Türk mahkemelerinde dava ya da icra takibine başlanmış olması gerekmektedir. Yabancı borçlunun iflas masasına yasal süresi içinde kayıt yaptırılması alacağı icra safhasına taşımakta ve karşılık ayrılmasına dayanak oluşturmaktadır. Dava ya da masaya kayıt şartı aranmayan küçük tutarlı alacaklarda ise 2025 takvim yılı için protesto veya yazılı isteme rağmen ödenmemiş 20.000 TL'lik yasal sınır uygulanmaktadır. Şüpheli alacak karşılığı ancak takibatın başlatıldığı takvim yılında ayrılabilmekte, sonraki dönemlerde geriye dönük işlem yapılamamaktadır.

Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin KDV indiriminde ise Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29/4. maddesi hükümleri uygulanmaktadır. 01.01.2019 tarihinden itibaren mükellefler, VUK 322 uyarınca değersiz hale gelen alacaklara ait daha önce beyan ettikleri KDV'yi, alacağın zarar yazıldığı dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinde '111 - Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV' satırında indirim konusu yapabilmektedir. Daha önce şüpheli alacak karşılığı ayrılırken gider yazılmış KDV tutarının indirilebilmesi için ilgili KDV tutarının kurumlar vergisi matrahında gelir olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Vergi idaresi, aciz vesikası temin edilmesinin alacağı değersiz hale getirmeyeceğini, yalnızca şüpheli alacak karşılığı ayırma gerekçesi olabileceğini vurgulamaktadır. Alacağın değersiz hale geldiği yıl doğrudan zarar yazılmaması durumunda sonraki yıllarda amortisman yoluyla ya da geriye dönük düzeltme ile giderleştirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Haberin kaynağı

Muhasebe News

Haberin tamamını Muhasebe News sitesinde okuyun →
Resmî dayanak
213 sayılı VUK Madde 322 ve 323; 3065 sayılı KDVK Madde 29/4; 5718 sayılı MÖHUK Madde 50 ve 58; Ankara VDB Özelgesi (21.10.2022, 1218333).
Yürürlük
Tanıma/tenfiz kararının kesinleştiği veya resmi belgenin temin edildiği hesap dönemi.
Valentra'da yayım
18 Ekim 2026, 05:56

Bu metin, Muhasebe News tarafından yayımlanan haberden Valentra tarafından hazırlanmış bir özettir. Haberin tamamı ve ayrıntılar için kaynağına başvurun.

#Değersiz Alacak #Şüpheli Alacak #VUK #KDV İndirimi